Yol Günlüğü 5: Otostopla Ermenistan…

Sınırı geçmem tam 2 saat sürdü. Daha önce elektronik vize ile gelen hiçkimse ile karşılaşmamışlar. Gümrükte çalışan Rus gümrük görevlileri oldukça şaşkındılar. Ermenistan vizesi https://evisa.mfa.am adresinden 15 $ a alınabiliyor. Böyle yapınca pasaportta Ermeni vizesi olmuyor, dolayısıyla ileriki bir tarihte Azerbaycana yapacağınız bir ziyarette doğabilecek olası sorunları önlemiş oluyorsunuz.

DSC03926

Okumaya devam et

Yol Günlüğü 4: Iran; Kıyafet Devrimine Direnmek

rotam

Yolun ilk yarısını harika anılarla geride bıraktım… 6 hafta boyunca Ortadoğu ve Kafkaslarda aşağı yukarı 8000 km otostopla seyahat ettim. 6 hafta önce evden ayrıldığım 150 dolar pasaport parası, eve döndüğümde hala cebimdeydi. Yolun bir kısmında son derece cömert insanlar sayesinde yola çıktığımdan çok daha fazla para vardı cebimde aslında. Ama uzun süre hiçbir işime yaramadığı için harcayamadığım bu bir miktar para, çalınan çantayla birlikte gitti. Yanında gerçekten ihtiyacın olan şeylerden başka hiçbirşey taşımaman gerek.

Okumaya devam et

Yol Günlüğü 2: Yüksekova; İstanbula 2000 km…

DSC03299

Köyü bütün akrabaların şaşkın bakışları altında iki gece kaldıktan sonra bir öğle vakti yürüyerek terkettim. Bu şu ana kadar ki en zor zaman oldu. Ana yola doğru giden hiçbir araba olmadığından 40 derece güneş altında 3 km yürümek pek de zevkli bir şey değilmiş. Anayola çıkar çıkmaz klimalı son model bir opele kavuşarak biraz kendime geldim allahtan.

Okumaya devam et

Yol günlüğü 1: Rainbow, Güney ve Doğu

2 haziran sabahı saat 6 da uyandığımda neredeyse dışarıda tufan vardı. Gece saat 3 e kadar çanta toplamakla meşgul olduğumdan uykusuzluktan düşünemiyordum bile. Bir önceki günün akşamı izmitten çok sevdiğim bir arkadaşımın da rainbowa gittiğini öğrendim, otobüsle gitmeyi düşünüyordu ama ben zaten otostopla gideceğim için birlikte gitmeye karar verdik. Güya saat 9 da izmitte olacaktım da erkenden yola çıkacaktık. Hem yağmurdan hem de seçim sabahı olması yüzünden o saatte dışarıda tek bir araç bile yoktu. Tekrar yatıp saat 9 da uyandım, basit bir kahvaltı sonrası 10 gibi kavacıktan otostopa başlamıştım. İnsanlar yola çıkmak için pazar günü oy kullanmayı beklediklerinden yeterince trafik vardı. Toki de çalışan bir mühnedisle kartal öncesi gişelere kadar geldim. Ertesinde de irana giden yabancı plakalı bir tırla izmit otogarına kadar geldim. Bu arada hep yağmur yağmaya devam ediyordu. Tır yabancı plakalı olduğu için içerisinde takometre yokmuş, satte 110 km hızla gidiyorduk. İzmitte arkadaşımla otogar önünde buluşup otostop yapmaya devam ettik. O anda daha önce hiç görmediğim bir hızda yağmaya başladı yağmur. Tayland Malezya ya da singapurdaki tropik fırtınalar bile o anda yağan yağmur yanında hiçbirşeydi. Bir süre sonra sağanak yağmur doluya döndü ve sığınacak tek yer olan gişelerin saçağının altına sığındık. Yine de yağmurdan kaçmak mümkün değildi. Duş almış gibi oldum.

Dolunun altında Adapazarna giden durdurduğumuz arabaya koşarken 10 sn kadar açıktan kalan çantalar da sırıksıklam oldular. Adapazarına kadar hızla gidip, orada 5 dk lık bir sürüş için otostop yapıp arkadaş olduğumuz insanlarla vakit geçirdikten sonra Antalyaya giden bir kamyon bulduk. Okumaya devam et