Girit Notları 1 – Zakros: Ölüler Vadisi

2014 Ağustos 17
by umitb

Yola atılan ilk adım her zaman en zor olanıdır.

Giritteki evimizden başladığımız yolculuklarda ise bu çok daha zor.

Bu adada bu kadar uzun süre geçirmeme rağmen Türkiyeye kıyasla çok daha az oranda yerini görmüş olmamın sebebi de bu. Virginia nın annesi o kadar misafirperver -bizi şımartıcak derecenin bi hayli ötesinde- ki, onun evinden her ayrılışımızda normal hayata alışmak için belli bir alışma süresi gerekiyor. Girit turu mu yapacağız? Mutlaka ama mutlaka ya jipi ya da toyotayı almalıyız.

Motorsiklet mi? Ancak birkaç günlük şiddetli yunan üsülü tartışmadan sonra. Bu çok ilginç bir durum çünkü Edenozyada 1 ay boyunca, türlü tropikal hastalıkların cirit attığı uzak adalarda 7000km motorsikler sürmemiz bu kadar zor olmamıştı. Sanırım anneler kendi çevrelerinde daha koruyucu oluyorlar.

Sonunda vize almayı başardık. Eş dosttan ödünç alabileceğimiz birçok farklı motor olmasına rağmen, Endenozyadaki tecrübelerimizde hiçbir motor, yarı sırt çantalı yarı motorsikletle yapılacak seyahatlerde bir scooter kadar verimli olmadığı için 150 cc lik küçük bir scooter aldık. Kamp ekipmanlarıyla dolu kocaman bir sırt çantasını kolaylıkla scooterın ön bölmesine yerleştirip  iki kişi rahatlıkla uzun yollar yapılabiliyor, yer yer gerektiğinde çantayı sırtlanıp tırmanış yapmak, ya da otostopla gezmek oldukça pratik oluyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA       Bize sırtında Giriti gezdiren 150 lik ufaklık… OLYMPUS DIGITAL CAMERA   Mirabello Körfezi Giritin doğusunda adı üstünde şahane bir manzarası olan etrafını ilk olarak dolaşacağımız körfez.     OLYMPUS DIGITAL CAMERA Giritin başkenti Irakleon’dan doğuya doğru gittiktçe azalan trafik bu körfezden sonra iyice tenhalaşıyor.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA Türkiyenin köy kahvehanelerinde nadiren bulunan şey Türk Kahvesi, Yunanistanda her yerde bulunabilen tek içecek. Bunun sebebine bir sonraki yazılardan birinde bahsedeceğim. OLYMPUS DIGITAL CAMERA   Yolumuz Giritin şarabıyla çok ün yapmış bir dağ köyü olan Karidi(Ceviz) den geçiyor. Buradaki mor toprakta yetişen özel üzümler dünyaca ünlüymiş.OLYMPUS DIGITAL CAMERA Bizde köyün ara sokaklarından birine sapıp, gördüğümüz ilk teyzeye şarap alabileceğimiz bir yer olup olmadığını soruyoruz. -Kaç litre istiyorsunuz? -Bir şişe, belki bir litre. Teyze Gülüyor, iki litrelik enfes bi rose hediye edip, sağlığınıza! diyor. OLYMPUS DIGITAL CAMERA Gerçeküstü bir coğorafyanın üzerine kıvrılarak yükselen yol… OLYMPUS DIGITAL CAMERA Otostopa kıyasla kendi aracınla seyahat etmenin en güzel yanı keyfince, küçük toprak yollara sapıp çok ilginç şeyler keşfedebilmek… Bir scooter ile iki kişi ve üzerine 30kg yük ile gidilebilecek yolları bilseniz gerçekten şaşarsınız. OLYMPUS DIGITAL CAMERA   Başka bir yerde bir mağara tabelasını takip ederken dev güneş enerjisi panellerine ve süper üzümleri olan bir bağa raslıyoruz. Giritte neredeyse tamemen organik tarım yapılıyor, ve elektriğin önemli bir kısmı solar panellerden üretiliyor. OLYMPUS DIGITAL CAMERA İlk defa karadeniz ve gürcistandan başka bir yerde tattığım kokulu üzümler! (sıkınca kabuğu kolaylıkla çıkan tür) IMG_2082 Yolun bir yanı sürekli uçurum… OLYMPUS DIGITAL CAMERA   Sürreal coğorafya diyordum, keşke burada iso bozuk olmasaydı, dağın bir kısmının pembe bir kısmının da mor olduğu gözükseydi… OLYMPUS DIGITAL CAMERA Hava tam kararmak üzereyken Zakros’a varıp, çadırımızı kuruyoruz. Yanımızda köfteler, mükkemmel bir şarap, ve denizden doğan kıpkırmızı ay! Zakros Giritin en doğu ucundaki Minoan devirlerinden kalma antik bir liman-köy.  Burası Aşağı ve Yukarı Zakros olmak üzere iki bölgeye ayrılıyor, Limanın olduğu aşağı Zakrostan asıl yerleşim yeri Yukarı Zakrosa Ölüler Kanyonunda bir buçuk saatlik bir yürüyüş yapmak gerekiyor. Zakrosun önemi, konumu ve tehlikeli poyraza karşı çok güzel korunma sağlaması açısından tarih boyunca hep çok yüksek olmuş. Minoanlılar döneminde(Bizdeki Hititlerin çağdaşı sayılırlar) 4 merkezden biriymiş Zakros. Kanyon Minoanlılar için kutsal ve ölülerini de bu dev kanyonun yamaclarındaki mağaralara gömüyorlar. Ölüler kanyonu buradan geliyor. OLYMPUS DIGITAL CAMERA Denizden doğan güneş… Hemen hemen dosdoğru Kıbırısa doğru bakıyoruz. Tabii 400 deniz mili ötede! OLYMPUS DIGITAL CAMERA   Güneşin doğuluyla ısınan çadırdan kaçıp hamağa kuruluyorum. OLYMPUS DIGITAL CAMERA Ölüle kanyonunu yukarıdan aşağı yürüyeceğiz. OLYMPUS DIGITAL CAMERA kanyanu etraftan dolaşan yeni yoldan yukarı sürüp, IMG_2094     Motorsikleti gidilebilecek en uç noktaya kadar getirip bir zeyin ağacının gölgesine parkettikten sonra çantalarımızı bir çalının içine saklayıp kanyona giriyoruz. OLYMPUS DIGITAL CAMERA Bundan sonrasını resimlere bırakıyorum.OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

IMG_2080

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

Google Haritalarzakros

Nereden Başlamalı?

2014 Ağustos 13
by umitb

Selamlar!

19-20 yaşlarımın projesi olan bu blogu bir gün tekrar canlandırma işini erteleye erteleye aradan nice yıllar geçti.

Dürüst olmam gerekirse hayatıma kadınlar girdiği anda burada yazmayı bırakmışım! (2011 yılına denk gelir bu da)

14 Temmuz 2014 te, yıllardır beraber olduğum, birbirimizden ayrı nefes bile almadığımız, cennetten gelen iyi yarım ile evlendik! Tam da hayallerimdeki gibi, bize yarışır bir şekilde katılan herkesin çok eğlendiği şahane bir nikah oldu. 22-21 isimli ingilizce blogumuzu izleyenleriniz ilişkimizin seyrini daha iyi bilir.

Son bir yılım, Italyadan Türkiyeye taşınma ve ilk defa tam anlamıyla sıfırdan yeni bir hayat kurma gibi şeylerle felaket meşgul olduğum acayip yoğun bir yıldı.

Bütün bu olayları da şimdi tamamen çözdük sayılır.

Blog dünyasına geri dönmenin vakti geldi.

Yapılması gereken işleri sıralarsam şöyle bir liste çıkıyor karşıma:

1-Geçmişe dönük yazıların düzenlenmesi. 

2-Hiç yayınlamadığım son üç yıla dair anıların yayınlanması:

  • Italya ve Avrupa yılı
  • Endenozya Macerası
  • Türkiyeye yerleşme serüvenimiz

3-Şimdiye dair yazılması gereken şeyler: Balayımızı, sıradan tropikal adalardan birinde geçirmek yerine, cennet bildiğimiz ve ait olmaktan gurur duyduğumuz biricik adamız Giriti köşe bucak motorsikletle gezmekle geçirmeye karar verdik. Ben ve Virginia bir saat içinde yaklaşık 1000km lik Giritin az bilinen yerlerine doğru bir geziye çıkmış olacağız. Geçen yıl Endenozyada küçücük bir motorsikletle dağda bayırda yaptığımız 7000 km den sonra Giritin toprak yolları bile otoban gibi gelecek muhtemelen.

Bugünden itibaren sık sık paylaşıyor olacağız. :)

2014-06-04 17.24.09

 

Supriz

2014 Mayıs 31
by umitb

Bu öylesine yazılmış bir yazı.
Yıllar geçmiş son yazdığım yazıdan bu yana. Geçen gün otostopla Gaziantepe giderken yolda bu blogu tanıyan bir arkadaşla karşılaşınca dugulandim biraz. Burada yazmamamin aksine inanılmaz değişimler oldu hayatımda. Bunları yavaş yavaş keyifle paylaşıyor olacağım.

Yol yol yol..

2012 Kasım 29
by umitb

Italyaya tasindim tasinali yasam tarzimda kucuk ve garip degisiklikler meydana geldi.
Gecen yil oldugu gibi her hafta ortalama 1000 km seyahat etmiyorum.
Ayni sekilde asla ust uste iki geceyi ayni yerde gecirmeme gibi bir sey de yok.
Tam tersine son uc yildir ilk kez 5 hafta boyunca sehir degistirmeyip bir gezi yapmadim.
Yine de ilk ayimda kiz arkadasim italya etrafini otistopla dolastik.
Italya su ana kadar gezdigim otostop yapmanin en cetin oldugu ulke. Arjantin ya da Yunanistan da bir nebze zor olmasina ragmen hicbirisi italyanin yanina yaklasabilecek gibi degil.
Italyada otostop yapmanin tek yolu resmen gidip insanlara teker teker yalvarmak. O derece.
Kuzey guneye gore cok daha kolay.
Guneyin insanlari sicak oldugu halde guvensizlikten ve bir cok sosyal sorundan oturu otostopun zor olmasi gibi bir durum var.

Genel olarak napoli hayatimda gordugum en pis sehir. Butun sehir bastan basa umraniye coplugu gibi.

Su an bu yaziyi 10 gunluk selanik & istanbul ziyaretinden donuste ucakta yaziyorum. Istanbul benim sehrim, guzelligiyle dostlariyla dunyanin en mukkemmel en yasanilasi sehri. Firsat ve vakit varken onu ve dostlari ziyaret etmeden olmuyor.

Her halukarda, yarisi Selanikteyse kalbimin diger yarisi da Bologna ile Istanbul arasinda bolunmus durumda. Ceyrek kalple idare ediyorum Bolognada.

Ucaktan indikten sonra icerisi tepsi dahil olmak uzere cig kofte malzemeleri doku cantami alarak yeni tasindigim Bolognanin tam merkezindeki , nehir kenarinda selale manzarali odama dogru gidecegim.
Bir suredir sehre tam anlamiyla hakimim. Butun sokaklarini butun meydanlarini ve onemli yerlerini biliyorum. Bologna harika olmasina harika olabilirdi ama ceyrek kalple ne kadar tadi cikarilabilirse bir yerin o kadar tadini cikariyorum buranin. Ama yine de merak etmeyin kocaman bir kalbim oldugu icin birkac guzel insanla beraber sehrin en cok tadini cikaran expatlardan biri benim.

Bologna karanlik , kiremit kirmizisi , hava soguk. Sehir sanki sinirinden kudurmak uzere olan bir bufalo. Italyanlar gurultulu , akdeniz kulturu akdeniz olmasina ama yine de bize gore asiri mesafeli iliskiler.

Sadece beni cok yakindan taniyan birkac kisi bu yazidan iyi kotu bir anlam cikarabilecek. Digerlerineyse konudan konuya atlayan ne anlattigi anlasilmaz biri gibi gorunecegim.
Ama olsun. Bakalim.
Yazilarin devami gelecek. O zaman daha iyi anlasilacagiz.
Sevgiler
Umit

MiniMaceralar Hakkında

2011 Aralık 14
by umitb

Gelelim MiniMaceralara;

Haftasonlarına ders ya da sınav koyulmadığı şanslı zamanlarda Cumartesi sabah 7 de İstanbuldan başlayıp, Pazar akşamı yine İstanbulda biten, dileyen herkesin katılabildiği MiniMaceralar düzenliyorum.

Yeri geldiğinde -8 derecede uyku tulumunun içinde uyuyabilecek, yeri geldiğinde 20 km yürüyebilecek, ya da Aralıkta Karadenizde yüzecek herkese kapımız sonuna kadar açık!

Bu haftasonu 5. inci gezi olacak. Diğer gezileri daha önce buradan duyurmadığım için kusura bakmayın. Bunları Facebook sayfasından duyurmuştum. Zaman bulamamaktan spontane gelişen şeyleri sadece oraya yazabiliyorum. http://www.facebook.com/yoldanet

 

Şu ana kadar düzenlediğim 4 gezi:

MiniMacera #1:Uludağ :  Otostopla yaptığımız Uludağ gezisi & Zirve tırmanışı.

 

MiniMacera #2: Şile:  Cumartesi sınav olmasına isyan edip, Karadenizde yüzmek için Şileye yaptığımız minik gezi

 

MiniMacera #3: Abant: Ne zamandır merak ettiğim Abant ve Yedigölleri ziyaret etmek için yaptığımız gezi.

 

MiniMacera #4: İznik! Keramet Kaplıcası ve İznik ziyareti.

 

 

 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 »