2010-Hayatımın En Yoğun Yılı

2011 Ocak 1
by umitb
Aslında 2010 yılı hakkında söylenebilecek bir ton şey var. Ama ne olursa olsun en rahatlıkla söyleyebileceğim şey 2010 yılının hayatımda bu güne kadarki en yoğun yıl oluşu!
Normalde dünyanın güneş etrafında attığı turlara çok da fazla bir ilgim yok. :) Yeni yıl hazırlıkları ve özellikle de yılbaşı alışverişleriyle hiç ilgilenmiyorum. Bu zamanda belki fazladan yaptığım tek şey, Ramazan ve Kurban bayramlarında emaille ya da skypela bana bir şekilde ulaşıp, bayramımı kutlayan(!) Hristiyan arkadaşları birer birer arayıp “mery xmas“ dilemek oluyor.
Ama 2010 yılının diğerlerinden daha özel ve belirgin olmasından dolayı geçen bu bir yılı kısaca değerlendirmek istiyorum.
Working in Turkish arilines

Ocak ayında part time çalıştığım THY deki işim henüz bitmişti. Biriktirdiğim paralarla, ilk kez yurt dışına çıkma planları yapıyordum. Yaz boyunca Güney Doğu Asyada bisiklet gezisi yapan bir arkadaşımın yazıları sayesinde Tayland a gitmeyi düşündüm.
Herkesin soğuktan donan Avrupaya gitmek için annesinin nikah belgesine kadar belgeler biriktirerek aylarca vize almayı beklediği bir sırada Tayland oldukça farklı bir seçimdi. 1 ay tropikal bir ülkede, Avrupaya giden arkadaşlarımdan daha düşük bir bütçeyle, İstanbul karla kaplıyken; okyanusun, adanın, bol bol leziz deniz ürünlerinin tadını çıkardım. Bu biraz lüks gibi görünebilir ama bu gezi normal bir bütçeyle, sıradan bir turist gibi yaptığım ilk ve son geziydi. :)

fire spin
Full moon Party-Ko Phangan. (Ocak 2010

Bahar ayları o kadar hızlı geçti ki açıkçası daha ne olduğunu anlayamadan yaz geliverdi. Her fırsatta bisikletle küçük geziler yapmaya çalıştım. İlk kez Tayland da ne olduğundan haberdar olduğum “Couchsurfing” topluluğunun bütün etkinliklerine katıldım. Bu dönemde her hafta dünya turu yapan bir bisikletçiyle tanışıp, birlikte gezme şansı bulduğumdan, seyahate, bisiklete bakış açım tamamen değişti. Ben yurt dışında bir ayda 800 TL harcamayı büyük bir başarı sanırken, karşımda ayda 200 TL ile dünyayı dolaşan ingiliz bisikletçiler vardı. “Alternatif yaşam tarzı” kavramı ilk kez düşüncelerimde yer etti. Özellikle Heinz Stucke den haberdar olduktan sonra her gece bir oda tutmak, sıcak duş, düzenli yemek yemek, seyahat ederken mutlaka olması gerekenler listesinden çıktı. Daha çok insanla tanışarak, nasıl “daha iyi ve sürdürülebilir” şekilde seyahat edilebileceği hakkında sağlıklı bir fikir sahibi olmaya başladım.
P1010603
Stephen Fabes- 5 yıllık bisikletle dünya turuna çıkmış çılgın doktor.

Haziran ayı gelmeden Yazın bisikletle İstanbuldan İran Pakistan rotasını izleyerek Hindistana Yeni Delhiye gitmeyi planladım. Herşey hazırdı ve yeterliydi, bir şey hariç: Vize. Pakistan vizesi alma çabalarım sonuçsuz kalınca, daha fazla zaman kaybetmemek için Güney Amerika ya gidiyorum dedim. Başka bir hata. hatta aptal ben!. Bilet parasını iyi araştırmamışım. Bütçemin %90 inin bir uçak biletine vermek istemediğim için, yine Taylanda bir bilet aldım. (Bangkok neredeyse tüm asyada ucuz uçak biletiyle gidilebilecek en ideal yer).


yolda.org için yaptığım ilk header. “çok renkli olmuş olm ne bu böyle” diye tepkiler de aldım.

Bangkoktan başlayıp çevre ülkeleri de içeren 3 aylık bir bisiklet turu hayal ettim. Ama bisiklet sürdüğüm tek yer, Suvarnabhumi havalimanından hostumun olduğu Nonthaburiye kadar olan 55 km lik kaotik yoldu. Istanbul 25 dereceyken 35 derece ve %200 nemde istanbul trafiğinden kat kat yoğun bir trafikte bisiklet sürünce sanırım, bilinçaltım bundan çok kötü etkilendi. :D .
Bangkok ve çevresinde 3 hafta gezindikten sonra büyük oranda otostopla malezya üzerinden singapura gidip geldim.
Bu gezinin bütün ayrıntılarını bir başka yazıda vermiştim. :) 1 aylık bir gezi olan Ocak ayındakinden daha az bir bütçeyle 2 ay seyahat etmiş oldum.

(3 Hafta süren otostopla Akdeniz-Ege rotamız)

Eylül ayında istanbula dönüp, hemen birkaç gün sonra “otostopla Türkiye turu”na başladım.(haritadan da görüldüğü gibi daha çok ege ve akdeniz turu oldu:)  Aslında daha önceki tecrübelerimden hiçbir plan yapmamanın gerekli olduğunu biliyordum ama yine de aklımda tüm kıyılardan gezerek karadeniz üzerinden istanbula dönmek vardı. Mersinden sonra Kapadokyaya otostop yaparken arkadaşlar arayıp okulun başladığını ve derslerden birinin, hiç devamsızlık hakkının olmadığını müjedelediler. Ben de hızla istanbula otostop yapmaya başladım. Böylece geziyi bitirmiş olduk.


(google search: meriç köprüsü)

Okul açıldıktan iki hafta falan sonra otostopla Edirneye;-Edirne fen lisesinin, pilav gününe gidip geldim. Lise döneminde 4 yıl kaldığım Edirneyi gerçekten özlemişim. Edirne bence Türkiye içerisinde yaşanılabilecek en iyi şehirlerden, İzmirden bile iyi olabilir hatta.

DSC00919
(Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı: Suriyeden yürüyerek çıkabilirsiniz, ama Türkiyeye araçla giriş yapamazsınız)

Kurban bayramı tatilinde de otostopla Suriye-Şam a gidip geri döndüm.

2011 Yılı ile ilgili planlara gelecek olursak;

Plan yapmamanın öneminden yukarıda da bahsetmiştim. Ama kabataslak birkaç şey söylemek fena olmaz. Bu yıl da her fırsatta “yolda” olmak istiyorum. Yeryüzünde gidip görülecek çok ülke var. Muhtemelen yarıyıl tatilini ya Hindistanda; ya da İran-Pakistan Hindistan güzergahında otostop ile seyahat ederek geçireceğim.

India #70 - home delivery

Yaz tatilinde de bir şekilde Brezilyada seyahat ederek geçirme fırsatını bulabilem harika olacak. Ama tekrar söylediğim gibi, “Ayıyı vurmadan postunu satmak olmaz”…

Sudamérica \  Brasil

Peki 2010 yılı sizin için nasıldı? 2011 için planlarınız neler?

  • Haymana Beygiri

    ‎2011 seyahat planım:

    Ocak ayı: Ev-dershane, dershane-ev, ev-dershane, dershane-ev…

    Şubat ayı: Ev-dershane, dershane-ev, ev-dershane, dershane-ev…

    Mart ayı: Ev-dershane, dershane-ev, ev-dershane,27 Mart: Ev-YGS, dershane-ev…

    Nisan ayı: Ev-dershane, dershane-ev, ev-dershane, dershane-ev…

    Mayıs ayı: Ev-dershane, dershane-ev, ev-dershane, dershane-ev…

    Haziran ayı: Ev-dershane, dershane-ev, ev-dershane, dershane-ev…
    18 Haziran: Ev-LYS1, 26 Haziran: Ev-LYS2…

    Temmuz,Ağustos,Eylül ayları: Ev- Ege Üniversitesi’ni kazanamazsam ve Ege Üniversitesi’nin hazırlık atlama sınavını geçtiğime dair belge kazandığım üniversitede geçerli olmazsa ingilizce hazırlık kursu…

    Ekim ayı: Ev-üniversite, üniversite-ev, ev-üniversite…

    Kasım ayı: Ev-üniversite, üniversite-ev, ev-üniversite…

    Aralık ayı: Ev-üniversite, üniversite-ev, ev-üniversite…

    Bu sene benim en yoğun yılım olacak.Gezicem de gezicem :p

  • http://sydsengul.blogspot.com Sydsengul

    ümit walla hayat senin :D
    biz yaşamıyormuşuz onu anladım bu yazıyı okuyunca :((
    okuldan eve evden okula tarzında bir bitkisel hayat sürecindeyim ben hala

  • http://farelikoyunhayalcisi.blogspot.com/ FKH

    daha güzellerini yaşamaya ramak kala diyor ve gidiyorum..

    bilmem anlatabildim mi? :)

  • http://yolda.org/blog UmitOrhan

    Sonuna kadar katılıyorum! Şu finaller ile olan savaşım bir zaferle bitsin, ben yarın, ya da ertesi gün planları tamamlarım. :)

  • http://yolda.org/blog UmitOrhan

    Sevgili Seydi; :)
    Yılın 8 ayını ben de bitkisel hayat sürecinde geçirdiğimi söyleyebilirim.
    Şu anda bitkisel yaşamak, sonsuza kadar bitkisel yaşayacağın anlamına gelmiyor! :D İstediğin zaman yapmak istediğin şeyler için yaşam tarzında gerekli olan değişimi gerçekleştirebilirsin!
    Sevgilerle.

  • http://yolda.org/blog UmitOrhan

    Sana söyleyecek söz bulamıyorum! :D
    Üniversitedeyken de böyle değil miydi(Ya da normla şartlarda böyle olması gerekmiyor muydu?)
    İzmirde her an büyük bir heyecanla yapılabilece bir ton etkinlik var! :)
    Bu süreci eğlenceli bir hale getir!

  • http://twitter.com/Caguta Caguta

    2011 için seninle benzer duyguları paylaşyoruz. Blogunu FF üzerinden keşfettim, final haftamda keşfetmem pek iyi olmadı gerçi :)

    Orta karar gezmeli bir yılın ardından bol gezmeli bi yıl umuyorum kendim ve gezmeyi seven herkes için.

  • Feyyazesat

    Ümit Orhan selam, google araması sonucu ulaştım websitene, 50TL suriye gezin oldukça müthişti :) buradaki planlarını görünce daha bir heyecanlandırdı beni, ben ve 2 arkadaşımla istanbul – bursa – izmir – efes 3 günlük otostop gezisi yaptık. Ve bundan müthiş bir zevk aldık hatta hayatımın en eğlenceli geçen 3 günü diyebilirdim, 1 yıl içinde bu kadar yeni insanla tanışmamıştım okadar hani :), tekmi dolaşıyorsun ? eğer tek dolaşıyorsan, tek başına otostop çekmek tedirgin etmiyor mu ? yada tek dolaşırken sıkılmıyor musun ? Bu sene work and travel ile Alaskaya gideceğim, çokta bu formatta bir gezi olmayacak ama güzel bir 3 ay geçireceğime inanıyorum, Amerikayı dolaşırken tek başıma dolaşma isteği var, ama bunu hiç yapmadığım için ne yapacağımı bilemiyorum, kendimi nasıl motive ederim. Devamlı girişken olabilirmiyim vs. Bu konuda neler yapıyorsun ? bir sonraki rotayı belirlerken direk google araması ile mi yola çıkıyorsun yoksa bu konuda iyi kaynaklar varmı rota çizmek için ?

  • http://yolda.org/blog UmitOrhan

    Selam Feyyaz. :) Hoşgeldin! Google ile blogumu bulup yorum yazan ilk kişisin valla. İstanbul-Bursa-İzmir-Efes yolunu ben de aynen yapmıştım. :) Otostop yapmış bir insan olarak bu gezi yönteminin ne kadar keyifli olduğunu çok iyi biliyorsun işte sen de.
    Bazen tek bazen grupla dolaşıyorum, ama her iki şekilde de yolda her zaman birlikte gezebilecek arkadaşlar bulabiliyorsun. Güney Amerikaya yalnız gittim mesela, ama Paraguayı Almanya ve Portekizden harika iki insanla birlikte gezdim. Yola tek çıkmak ile bir arkadaşınla çıkmanın çok farklı tarafları var. Tek çıktığında bazen kendini yalnız hissedebiliyorsun ama tanışacağın insanlar çok daha fazla oluyor. Birlikte çıktığında aslında kendini yalnız hissetmemen lazımken bazen hep aynı insanla konuştuğun için çok daha fazla yalnız hissedebiliyorsun, tanışacağın insanlar, karar verme özgürlüğün çok daha az oluyor. Tek başına otostop yapmak alıştıktan sonra hiç tedirgin etmiyor aslında. Hatta çok daha kolay olduğundan, bu tercih etme sebebin bile olabiliyor.
    Sen bu sene Alaskada iyi para biriktireceksin anlaşılan. :)) Dilini ve alfabesini bilmediğin bir ülkede(ör; Suriye, Rusya, Tayland) kendini çok daha fazla tedirgin hissedersin ama Amerikada bence tek başına dolaşmaktan hiç çekinme…

    Bir sonraki rotayı belirlerken şöyle yapıyorum; üzeinde hangi ülkelerin vize isteyip hangilerin istemediği yazılı olan duvarda asılı dünya haritasının karşısına geçiyorum. Ve karar veriyorum. :)) Rota çizmek için arkadaşlar, internetteki diğer yol günceleri en iyi kaynaklardır bence.